fazlı şekerci

2/1/2010 · Kategori: Siir

ne çayı seversin ne sigarayı

yaşam mı seninki fazlı şekerci

arada bir bulmak gerek kafayı

yaşam mı seninki fazlı şekerci

 

her daim sevmeli gönül güzeli

biz de güzellikten geldik ezeli

sen de bu âlemi gezdin gezeli

yaşam mı seninki fazlı şekerci

 

ıslahat fermanı okunup duran

kaç kişi yürekten halini soran

yeteli mi bu ay cebinde paran

yaşam mı seninki fazlı şekerci

 

kılı kırk yararız nasa yaramaz

kadınlar üstünde süse yaramaz

sürdüğün şu hayat kısa yaramaz

yaşam mı seninki fazlı şekerci

 

gel fazlı şekerci otur yanıma

hiçbir vakit girmiyorsun tanıma

bu yaşta sen yenildin mi hanıma

yaşam mı seninki fazlı şekerci

 

bu dünya dar imiş ehl-i mümine

ben dürüstüm lüzum yoktur yemine

kim girer hayatta kimin imine

yaşam mı seninki fazlı şekerci

 

kıyısız bir umman sendeki yürek

bu yüzden gerek yok göklere direk

nefsi yenmek için nere yüz sürek

yaşam mı seninki fazlı şekerci

 

iki kere iki senden benden çok

hak yolundan gayrı nasibimiz yok

sizi de mi sardı şu tele kulak

yaşam mı seninki fazlı şekerci

 

bir aşağı bir yukarı yürürsün

düşünmezsen bakıp beni görürsün

çok dindarsın bence beni sürürsün

yaşam mı seninki fazlı şekerci

 

sabahtan ne yedin akşam ne yedin

bu dünyada dürüstlüğü eledin

dura dura fizâhîye benzedin

yaşam mı seninki fazlı şekerci

 

21 Kasım 09

     Bursa

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

başımızda ampül

2/1/2010 · Kategori: Siir

başımızda ampül elimizde ok

taş başında duran kurda bakarız

geçmiş geçmiş gelecekten umut yok

gözler buğulanır yurda bakarız

 

erbakan hapiste gün sayadursun

çiller pek bir mesut fındıklar kırsın

demirele gidek bir akıl versin

yoksul memleketim nerde baktırır

 

demirelin aklı fikri şapkada

ecevitler gündem tutar burada

benim aklım çoğu gibi sılada

uzay gözlüğüyle kürde bakarız

 

dinamit öcalan yakansa özal

parti kapat vekillerden de söz al

bu bir kumar elbet rakipten koz al

topluluğa değil ferde bakarız

 

inönüden inönüye kokuştuk

türkeş gitti bahçelere bakıştık

kirli paslı bu düzene yakıştık

üst üste yığılan derde bakarız

 

yakılan umuttu yıkılan gurur

pkk şehirde meclise yürür

üç dertli insandan başka kim görür

insan unutturan merde bakarız

 

kurudu bahçeler çekildi deniz

renk almaz yıllardır solan bu beniz

insan sömürene hep söven geniz

tereddütle öne arda bakarız

 

insanı topladık insanı serdik

okuyup yazdık da halka ne verdik

kuru gürültüyle dağda eserdik

devrimi terk ettik forda bakarız

 

masallar dinledik efsane yazdık

riyakâr olmadık toplumda azdık

fizâhın billurdan mezarın kazdık

hapisten çıkan o lorda bakarız

 

5 Aralık 09

Bursa

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

sekarat anı

2/1/2010 · Kategori: Siir

sulu bir düşünce kurak hayaller

insanı canından bezdirir dostum

sekarat anında yapışan diller

ebedi dünyayı sezdirir dostum

 

kör kütük sarhoşum boşa yaşarım

kendime yabancı oldum şaşarım

ehl-i keyfim sıkıntıyı boşarım

aşk şarabı ülke gezdirir dostum

 

mehtaplı gecede süzdüğüm acı

felek ev sahibi ben de kiracı

senden gelen derdi ettim baş tacı

velakin yaramı azdırır dostum

 

her sabah dünyama doğan ey güneş

şerden uzaklaşıp hak yola yanaş

nasıl lezzet versin dibi tutan aş

damaktaki zevki bozdurur dostum

 

ilkel bir sistemde okumak yazmak

kendine münasip bir mezar kazmak

kaza süsü verip düzeni bozmak

insanı doğuştan üzdürür dostum

 

hüseyin fizâhî ayar tutmadı

bu âleme benim aklım yatmadı

mazlumun borusu hala ötmedi

bana öyküsünü yazdırır dostum

 

2 Aralık 09

Bursa

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

« Önceki ::